Ve Ben Yalnız: Ötekinin Rüyası

          Temizlikçi Kadının Düşleri filmi, yönetmenin arkadaşının anlattığı yaşanmış bir hikâyeyi düşünmesi üzerine Banu Akseki tarafından 2007 yılında çekilmiştir. Film göçmen bir kadın olan Gül’ün zamanla mutsuzlaşan, sessizleşen ve yalnızlaştırılan bir dişil özne olarak evinin içinden taşıp, kamusal mekânda kullandığı alanlara ve temizlik görevlisi olarak çalıştığı yerlere kadar iç dünyasında yaşadığı yalnızlığı zihinlerimizdeki göçmen hizmet sektöründeki kadınların kodlarını yıkarak izleyenlerin sorgulamasını sağlar.

Toplumsal cinsiyet rolleri ve bu rollerin kadına süblime ettirilmesi, dişil özneyi kendi olmaktan alıkoymaktadır. Bu problem doğrultusunda dişil öznenin kendiliğini, Lacanyen kuram ve öznenin konumuyla bağlantı kurarak genel hatlarıyla incelenmesi ve daha sonra Temizlikçi Kadının Düşleri kısa filmini yalnızlık ve yabancılaşma kavramları bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nihai amaç post-modern yaklaşımlarında ileri sürdüğü şekilde bireye birey özelinde değer verilmesi ve cinsiyetçi dayatmalardan uzak durulması gerekliliği aksi halde yalnızlaşmanın dişi öznenin toplumsal yalnızlıklara dönüşebileceği ihtimalinin gösterilmesi belirlenmiştir. Kısa filmin replikleri ve görsel boyutu ele alınırken başka görsel kaynaklardan, gerekse göstergebilim ve metin analizinden faydalanılacaktır. Kullanılacak yöntem ise, kısa filmde yer alan temsillerin toplumsal cinsiyet bağlamında eleştirel bir yolla çözümlenmesi, toplumsal cinsiyet rolleri yardımıyla anlamlandırma yoludur.

Temizlikçi Kadının Düşleri ve Lacan’ın Öteki Kavramı

Banu Akseki’nin Temizlikçi Kadının Düşleri filmi, Brüksel’de göçmen olarak yaşayan temizlik işçisi Gül’ün hayatını anlatır.Gül çevresindekilerle sosyal ilişkide olsa dahi içinde bulunduğu süre giden yalnızlığı aşamamaktadır.Ailesinde ve iş yerinde hizmet ettiği insanların içinde giderek yalnızlaşarak hayatına bir Öteki olarak devam etmeye çalışır.Bir süre sonra da özne öteki diyalektiği arasındaki sıkışmışlığı gerilmeye başlar.Bu durum, Lacan’ın Hegel’ci diyalektik bakış açısıyla incelediği Öteki kavramına çok yakın bir kavramdır  ve bilincin kendisini fark etmesiyle başlar.Bilinç, kendisini ilk olarak kendisinin dışında fark eder.Bilincin kendini kendi dışında fark etmesi, kendini yeniden arayışa sürükler.Çünkü bilincin kendini her fark ettiği an, özneye yabancı olan bir yansımasıdır yani ego özneye yabancı  imgesel bir ayna ile  yaklaşılan bir özdeşimdir.Özne giderek toplumsalın simgelerini, kendiliğini fark etme aracı olarak görür.Öteki’nin var edildiği simgesel kendilik de özneye yabancıdır.Toplumun kendisi, bu simgesel görünüşün özneye ne kadar yabancı olacağını gösterir.Simgesel görünüşe çok yabancılaştıran bir toplum yapısı, toplumun öznesi haline gelmeyi imkansızlaştırır.Toplumun öznesi olmaya katlanamamak, öznenin Öteki’ne isyan edip onu yenmeye çalışmasına sebep olur.

Tepileri belirleyen Öteki’dir.Öteki’nin arzusu yani toplumun istenci simgesel düzlem aracılığıyla özneye aktarılır.Bir özne, toplumsal düzenin öznesi haline gelerek kendi egosunu, Öteki’nin ideali doğrultusunda yargılanan bir nesne olarak ele almayı öğrenir.Bu durum özneyi yargılar.Filmde Gül, ofiste temizlik yaparken ofiste çalışan bir kişi ve Gül olsa dahi ofis çalışanı Gül sanki hiç orada değilmiş gibi davranır.İmgesel düzlemde Gül’ün sürekli yalnızlık içinde hissetmesi utanç ve göçmen sınıfı teması ile işlenir.Bu nedenle özne kendi arzusu ile Öteki’nin arzusu arasında ikiye ayrılmıştır. Öteki, öznenin içinde kendisini yargıladığı ideal ilkeleri temsil eden ego idealidir.Lacan ‘ego ideali , benimle simgesel ilişkisi olan ötekidir…Simgesel alışveriş insanları birbirine bağlayan bir şeydir…’der. Lacan’ın Öteki kavramını, Öteki’nin toplumsal yapısını ve öznenin bölünmüşlüğünü Gül’ün yaşamında görürüz.

Ötekinin somutlaşması Gül’ün ailesinden ve çalıştığı yerden dışlandıkça gerçekleşmemiştir; o hali hazırda var olan toplumsal bir sonuçtur.Ancak bu sonuç Öteki’nin arzusunu kendi arzusu yapmakta yeterli olmamıştır.Arzuların ifadesinde ve doyurulmasında toplumsal düzenin yetersiz kalması sonucunda imgesel düzene geri dönerek kendi arzuları doğrultusunda yaşayan ve Öteki’nin arzusunu büyük bir gerilimle  yıkar.

Yalnızlığından kurtulmaya çalışan Gül mü yoksa sadece sessizce temizlik yapan Gül mü Öteki’dir? Aslında, ikisi de diğerinin Ötekisidir.Toplumsal varoluşumuz özne öteki diyalektiği ile süre gelir.Hayat, Gül için büyük zorluklar ile doludur. Filmin açılış sekansında Gül banyoda düşer kocasına seslenir  yardım ister kocası sesine karşılık vermez,yardım etmez. Bu olayın ardından, mutfakta kahvaltı hazırladıktan sonra kocası Selim’e şu sözleri söyler: ‘Maşallah valla ne kadar vurdumduymaz bir adamsın o kadar olabilir.O kadar çağırdım n gelen var ne giden.(Adam cevap vermeden sigara sarmaya devam eder)İnsanın bu kadar ağır uykusu olur mu canım ? Hiç, bomba atılsa ruhun duymayacak .Çok düşüyor tansiyonum son zamanlarda.Başım döndü kaydım. (kırılgan bir şekilde ) Banyonun dibine kaymasın diye satılan bir şeyler var.Al demiştim sana almadın bir türlü.Böyle banyoda düşüp ölen var.Ruhun duymayacak yanıbaşında ölüp kalsam.

Gül’ün Ötekileştirilmesi sonucu kendini içinde bulduğu yalnızlığı yönetmen, ressam Edward Hopper’ın bireyin tek başınalığını vurgulayan resimlerinden ilham alarak filmde gösterir. Sonrasında filmde, Gül’ün temizliğe gittiği bir  evde Gül temizlik yaparken yatak odasındaki çekmeceye geldiğinde en alt çekmeceyi iyice karıştırır sonra vibratör bulur.Vibratörü görünce bir anda bir paniğe kapılır ve gerilim yaşar odadaki yatağa bir anda çöker ve sessizce  ağlamaya başlar. Hayaldeki kimlik, yani imgesel kimlik öne çıkmıştır artık filmin sonlarına doğru Gül şu sözleri söyler. ‘‘ Bugün dengem yok oldu vücudum yere savruldu gönlüm tersine döndü içimdeki neşe söndü.Bugün dengem yok oldu kalbim yere savruldu gönlüm tersine döndü içimdeki sevgi söndü.Her gün elimde süpürge bitmez tozun peşinde şu sonsuz boşluğa baktım sarılacak gönül aradım.’’

 Demek ki Gül’ün içinde bulunduğu Öteki olma hali Gül’ün imgesel kimliğine  karışır ve Gül’ün her anında onu çevreler.Filmde çevrelenmenin yenilmesi gereken bir durum olduğunu yönetmen ev sahibinin Gül’ün vibratörü bulduğunu fark ettiği anda ikisini de bir anlığına durdurur.Bu aynı lacanyen psikanalizdeki analistin danışan için önemli bir şey fark ettiğinde seansı keserek sözel olmayan bir şekilde burada önemli bir şey olduğunu ifade etmesi gibidir.Filmdeki önemli bilgide Gül’ün içinde bulunduğu toplumun imgesel kimliği reddetmesi simgesel öteki ile yeniden karşı karşıya gelmesine neden olmaktadır.Simgesel öteki, imgesel öteki ile aşılamamaktadır. Lacan’a göre, özne haline gelişimiz sırasında, bilinçdışını oluşturan Öteki, aynı zamanda toplumun değer yargılarından oluşan, toplumsal hiyerarşide bize bulunmamız gereken yeri işaret eden simgesel Öteki’dir. Gül’ün evinde ev işlerini yapar, kocasına hizmet eder sadece ailesiyle konuşur.Evin dışında ise temizlik hizmeti sunar ve orada kimse tarafından bir birey olarak hissettirilmez ve kimseyle konuşmaz. İmgesel öteki, fantezilerdeki, hayallerdeki mükemmelleşmiş imgedir, ideal egodur.Kocasıyla iletişim kurmak isterken, kızı için yemek yapmayı teklif ederken,çalıştığı yerde insanlar tarafından fark edilmeyi beklerken bu  görülür. Öznenin hem içinde hem de dışında olup da, onu kaçınılmaz olarak tanımlayan ve belirleyen Lacan’ın Öteki kavramı bilinçdışının öznelerarası yapısını anlatmak için tasarlamıştır. Gül’ün temizlik yaptığı evden ayrıldıktan sonra kalabalıklar içinde evine dönerken yaşadığı kısa da olsa rahatlama ve yalnızlığının yine de devam edeceğine dair ipuçları da bunu iç içeliği gösterir. Fakat Lacan’ın vurguladığı gibi, egomuz ötekinden bize yansıyan imgelerin oluşturduğu ve içinde yabancılaşarak bölündüğümüz bir yapı olduğu için filmi noktalayan, Gül’ün eve tek başına dönüş sahnesi eve dönmeden önce kısa bir an da olsa yakaladığı imgesel düzenin, simgesel düzeni yıkmak için tek başına yeterli olmadığını gösterir.

benimsinemalarim tarafından yayımlandı

benim sinemalarım...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: